Eskişehir Daha Fazlası Olabilir
Gündem2 Ekim 2026 72 kez görüntülendi

Eskişehir Daha Fazlası Olabilir

Üniversiteleriyle, kültür hayatıyla, Porsuk’uyla, Odunpazarı’yla kendine özgü bir şehir karakteri var. Ama bir noktada durup sormak gerekiyor: Eskişehir neden bundan daha fazlası olamıyor?

E
Eskişehir.live
Şehir Editörü

# ESKİŞEHİR DAHA FAZLASI OLABİLİR

Eskişehir güzel bir şehir.

Hatta Türkiye’de yaşamak için adı en çok anılan şehirlerden biri.

Öğrenciler geliyor.

Emekliler geliyor.

Üniversiteleriyle, kültür hayatıyla, Porsuk’uyla, Odunpazarı’yla kendine özgü bir şehir karakteri var.

Ama bir noktada durup sormak gerekiyor:

**Eskişehir neden bundan daha fazlası olamıyor?**

Çünkü Eskişehir’in şehir kimliği giderek iki tanımın arasına sıkışıyor:

**Öğrenci şehri.
Emekli şehri.**

İşin ilginç tarafı, bu iki tanım aslında aynı insanın hayat döngüsüne dönüşmüş durumda.

Gençler Eskişehir’e öğrenci olarak geliyor.

Bu şehrin enerjisiyle büyüyor, üniversitelerinde yetişiyor, kentin sunduğu imkânlardan yararlanıyor.

Sonra mezun oluyorlar.

Ve büyük ölçüde başka şehirlere gidiyorlar.

Hayatlarının en üretken, en yaratıcı, en fazla katma değer yaratabilecekleri yılları İstanbul’da, Ankara’da, Bursa’da ya da yurt dışında geçiriyorlar.

Sonra emekli oluyorlar.

Ve sakin, huzurlu bir hayat için yeniden Eskişehir’i tercih ediyorlar.

Peki aradaki yıllar?

**Bu şehrin yetiştirdiği insanların en üretken çağları neden başka şehirlerde geçiyor?**

Neden Eskişehir yalnızca gençliğini yetiştiren ve yaşlılığını ağırlayan bir şehir olmak zorunda?

Peki üretim şehri?

Yatırım şehri?

Sanayici şehri?

Girişimcilik şehri?

Turizm şehri?

Yeni sektörlerin geliştiği, yetişmiş insanlarının mezun olduktan sonra da kalabildiği bir şehir?

Burada Bursa örneği ister istemez karşımıza çıkıyor.

Bursa yalnızca güzel bir şehir olduğu için Bursa değil.

Sanayisi, üretimi, otomotivden tekstile uzanan sektörleri, ihracatı ve organize sanayi bölgeleriyle güçlü bir ekonomik yapı oluşturmuş durumda.

Eskişehir’in sanayisi yok mu?

Tam tersine.

Havacılık, savunma, raylı sistemler, makine, seramik ve daha birçok alanda ciddi bir üretim altyapısı var.

Üstelik Eskişehir’in üniversiteleri ve yetişmiş insan gücü de cabası.

Ama bütün bu potansiyelin şehrin günlük ekonomik ve sosyal hayatına aynı ölçüde yansıdığını söylemek kolay değil.

**İşte asıl mesele burada.**

Eskişehir’in sahip olduğu potansiyel ile ortaya koyduğu şehir iddiası arasında bir mesafe var.

Ve bu mesafe yalnızca belediyelerin kapısında duran bir mesele değil.

Yerel yönetimler, merkezi yönetim, üniversiteler, sanayi kuruluşları, OSB’ler, yatırımcılar, girişimciler ve turizm sektörü aynı şehir vizyonunun parçaları olmak zorunda.

Çünkü şehirler yalnızca yeni kaldırımlar, parklar, kavşaklar ve birkaç simge yapı ile büyümüyor.

Bazen şehrin merkezinden çıkıp biraz daha uzağa bakmak gerekiyor.

Mesela Muttalip’ten Sarıcakaya yönüne giderken...

Dağlara.

Ormanlara.

Vadilere.

Yüksek noktalara.

Manzaraya.

Ve insanın aklına şu soru geliyor:

**Neden Eskişehir’in büyük bir seyir terası olmasın?**

Aracını park edip şehri yukarıdan izleyebileceğin...

Bir kahve içebileceğin...

Ailenle oturabileceğin...

Yürüyüş yapabileceğin...

Fotoğraf çekebileceğin...

Yöresel ürünler alabileceğin...

Ve zaman içinde çevresinde yeni turizm işletmelerinin oluşabileceği bir yer.

Bu yalnızca bir seyir terası meselesi değil.

**Şehrin merkezinin dışındaki Eskişehir’i de ekonomik hayatın içine katma meselesi.**

Bugün “Eskişehir güzel ama...” diye başlayan cümlelerin sonunda çoğu zaman aynı şey çıkıyor:

**“Burada yapılacak bir şey yok.”**

Belki de sorun yapılacak hiçbir şey olmaması değil.

**Yapılabilecek şeylerin yeterince büyük düşünülmemesi.**

Bir şehir seçimden seçime değil, yıllar sonrasını düşünerek yönetilir.

Bugün yapılan bir yatırımın sonucunu belki beş yıl sonra görürsünüz.

Bir turizm rotasının oluşması yıllar sürebilir.

Bir sanayi ekosisteminin büyütülmesi zaman ister.

Bir şehrin yetiştirdiği yetenekleri mezuniyet sonrasında da bünyesinde tutması ise kararlı ve uzun vadeli bir strateji gerektirir.

O yüzden mesele yalnızca “kim kazandı, kim kaybetti?” tartışmasından çok daha büyük.

Mesele şu:

**Eskişehir önümüzdeki 20 yılda nasıl bir şehir olmak istiyor?**

Öğrencisini yetiştirip gönderen, sonra emekliliğinde geri kabul eden bir şehir mi?

Yoksa genç insanını mezun olduğunda da burada tutabilen; hayatının en üretken yıllarında bu şehre değer katmasını sağlayan; üreten, yatırım alan, sanayisini büyüten ve turizmini çeşitlendiren güçlü bir merkez mi?

Eskişehir’in bunu yapabilecek potansiyeli var.

Belki artık ihtiyacımız olan şey yeni bir slogan değil.

**Daha büyük bir şehir fikri.**

Çünkü Eskişehir yalnızca güzel bir şehir olmakla yetinmemeli.

**Güçlü, üreten, yatırım alan ve büyüyen bir şehir de olmalı.**

**Eskişehir.live**

*Şehre daha geniş bir perspektiften bakalım.*

Bu yazıyı paylaş

İlgili Yazılar

    base44
    Edit with Base44