
Kafkasya'nın dağlarından Eskişehir'in bozkırına.
Bugün 160 yılı aşkın bir geçmişe dayanan çerkesler; Porsuk ve Sakarya nehirleri boyunca kurulan köylerde yaşayan canlı bir tarih, dil ve kültür mirasıdır.
Bir Sürgün ve Tutunuş Haritası: Eskişehir-Bilecik Hattında Çerkesler (1864’ten Günümüze Tarih, Kültür ve Yaşam)
Giriş: 160 Yıllık Hafızanın İzinde
1864 Büyük Çerkes Sürgünü ve Soykırımı, Kuzey Kafkasya halklarının yalnızca vatanlarından koparılması değil; aynı zamanda İç Anadolu’nun batı eşiğinde yepisyeni bir toplumsal ve mekânsal dokunun inşa edilmesi demekti. Karadeniz ve Marmara limanlarından Anadolu’ya giriş yapan Adıge (Abzah, Şapsığ, Kabardey, Bjedug, Besleney, Ubıh) ve Abaza (Aşharuwa/Apsuwa) boyları, Osmanlı’nın iskân politikaları ve coğrafi benzerlikler doğrultusunda Eskişehir, Bozüyük, Söğüt ve Kütahya koridoruna yerleştirildiler.
Bugün 160 yılı aşkın bir geçmişe dayanan çerkesler; Porsuk ve Sakarya nehirleri boyunca kurulan köylerde yaşayan canlı bir tarih, dil ve kültür mirasıdır.

1. Zaman Çizgisi: Bu Topraklara İlk Ne Zaman Ayak Bastılar?
Kuzey Kafkasya topluluklarının bölgedeki iskânı iki ana tarihsel dalgayla biçimlenmiştir:
I. Dalga (1864–1870 İlk İskânı):Trabzon, Samsun ve İstanbul/Tuzla limanlarından Mudanya ve İzmit üzerinden karaya çıkarılan muhacir kafileleri, doğrudan Bilecik (Bozüyük, Söğüt) ve Eskişehir (Tepebaşı, İnönü) ovalarına sevk edildi. Bozüyük’teki Poyra (Habje), Alibeydüzü, Akçapınar ve Eskişehir’deki Musaözü, Yörükyayla (Yeryıkuay) gibi köyler bu ilk dalganın kurduğu en eski yerleşimlerdir.
II. Dalga (1877–1878 93 Harbi ve Balkan Sürgünü): İlk göçle Balkanlar’a (Varna, Kosova, Bulgaristan) yerleştirilen yüz binlerce Çerkes, 93 Harbi sonrasında ikinci bir sürgüne uğrayarak Anadolu’ya geçti. Sultan II. Abdülhamid döneminde Mahmudiye ve Çifteler hattında kurulan planlı köyler (Hamidiye, Fahriye, Mesudiye/Hapşene) bu ikinci dalgayla resmileşti.

## 2. Bölgesel Yerleşim ve Akrabalık Koridoru
Eskişehir ve Bilecik köyleri müstakil birer ada değildir; birbirine demir gibi sağlam bir akrabalık ağıyla bağlıdır.
A. Bilecik / Bozüyük–Söğüt Havzası
* **Poyra (Habje / Abzah):** Geleneksel konut mimarisi ve kültürel korumacılığıyla bilinen en aktif merkezlerdendir.
* **Alibeydüzü & Akçapınar:** Bölgedeki en eski Abaza ve Adıge iskân noktalarındandır.
* **Kapanalan (Aşharuwa):** Söğüt-Bozüyük sınırında Abazaca dil ve yaşam kültürünün uzun yıllar korunduğu dağlık yerleşimlerdendir.
* **Karaağaç, Düzdağ (Karasu), Akpınar, Olayat (Çaydere):** Sürgün hafızasını günümüze taşıyan diğer tarihi köylerdir.
B. Eskişehir İlçeleri ve Köy Dokusu
* **Tepebaşı & Merkez:** Musaözü (Aşuwa/Abaza), Yörükyayla (Abzah), Kızılinler, Teker Alp (Tekerlek), Akpınar (Thastokey/Besleney), Uluçayır (Bjedug).
* **Mahmudiye & Çifteler:** Mesudiye (Hapşene/Bjedug-Kabardey), Yeşilyurt (Ömerköy), Fahriye, Hamidiye, Doğançay (Şapsığ).
* **Alpu, Han & Beylikova:** Çukurhisar, Karacaören, Akgüney (Rahmiye/Kabardey), Başara (Abzah-Bjedug), Ağlarca (Şapsığ).
* **İnönü:** Dereyalak ve Oklubalı.
3. Kültürel Miras: Xabze, Düğünler (Ceg) ve Dil
Xabze: Yazısız Ama Katı Toplumsal Anayasa
Eskişehir Çerkes köylerinde yaşam, yüzyıllardır Xabze adı verilen etik ve toplumsal kurallar bütünüyle idare edilir. Xabze; büyüğe gösterilen mutlak saygıyı, kadının toplum içindeki yüksek ve dokunulmaz konumunu, misafirperverliği (Daç’e) ve mahalle içi dayanışmayı düzenler.
Sosyalleşme Mekânı: Xaçeş (Köy Odaları)
Köy odaları (Xaçeş), sadece misafirlerin ağırlandığı yerler değil; gençlerin büyüklerden adabı, söz söyleme sanatını, mızık/pşine çalmayı ve tarihi hikâyeleri (Nart Destanları) öğrendiği birer gayriresmî okul işlevi görmüştür.
Geleneksel Düğünler
Çerkes düğünleri, gençlerin nezaket kuralları çerçevesinde iletişim kurduğu ana sosyal zemindir. Düğünü yöneten Hatiyakue’nin otoritesi altında, akordeon (pşine) ve ritim tahtası (phatşıç) eşliğinde icra edilen Kafe, Laperışe, Şşen gibi danslar, estetik bir disiplinin yansımasıdır.
Dil ve Akrabalık Bağları
Xabze gereği aynı köyden veya yakın akraba sülalelerden evlilik yapılmadığı için; Bozüyük, Söğüt ve Eskişehir köyleri arasında görünmez ama kırılmaz bir akrabalık bağı kurulmuştur. Günümüzde dil bilme oranı genç kuşaklarda düşse de, sülale isimleri (L’ek’o) ve akrabalık bağları canlılığını korumaktadır.
4. Milli Mücadele Dönemi: Cephenin Kapı Komşuları (1919–1922)
Çerkeslerin bu topraklara gelişinin üzerinden henüz 50-60 yıl geçmişken patlak veren Kurtuluş Savaşı’nda, Eskişehir ve Bilecik köyleri stratejik birer askeri üsse dönüştü.
1. Batı Cephesi ve İnönü Savaşları: I. ve II. İnönü Savaşları’nın cereyan ettiği hatta yer alan Poyra, Alibeydüzü, Dereyalak, Oklubalı gibi köyler; Türk ordusuna lojistik destek sağlamış, mühimmat taşımış ve yaralı askerler için hastane işlevi görmüştür.
2. Milis Kuvvetler ve Barınma: İşgal yıllarında Yunan ilerleyişine karşı bölgeyi savunan çete ve milis güçlerine barınma ve istihbarat desteği veren köylüler, Batı Cephesi’nin kurulmasında asli unsurlardan biri olmuştur.
Sonuç: Bozkırda Kök Salan Kafkasya
Kafkas Dağları'ndan Porsuk ve Sakarya boylarına uzanan bu 160 yıllık yolculuk; acıyla başlayan bir sürgünün, İç Anadolu bozkırında onurlu bir tutunuş destanına dönüşme hikayesidir. Eskişehir ve Bilecik Çerkesleri; dilleri, mimarileri, Xabze kuralları ve vatan savunuşundaki rolleriyle bu coğrafyanın ayrılmaz ve zenginleştirici bir parçası olarak yaşamaya devam etmektedir.
> Editörün Notu: Yazı içerisinde geçen Adıgece/Abazaca yer isimleri ve sülale kayıtları, bölgede yürütülen sözlü tarih çalışmalarına ve yaşlıların aktardığı hafıza kayıtlarına dayanmaktadır.

